SAKARYA MEYDAN MUHAREBESİ 3’NCÜ GÜN (25 AĞUSTOS 1921)
25 Ağustos gününe gelindiğinde Haymana bölgesinde Mangal Dağı kaybedilmiş, Polatlı batısında bulunan önemli bir engel olarak görülen Sakarya Nehri Yunanlılar tarafından geçilmiş ve buradaki hakim tepeler yavaş yavaş düşman eline geçmişti. Güney kesimde Mangal Dağı’ndan sonra sıra TÜRBE TEPE muharebelerine gelmişti. Göğüs göğüse kanlı çatışmalarından sonra Türbe Tepe, Yunanlıların eline geçti. Türbe Tepe’nin elden çıkması asıl savaşların yapılacağı beklenen Türk sol kanadında çok tehlikeli bir boşluk yaratmış ve Türk savunmasının adeta temel direği çökmüştü.
Cephe Komutanlığı 2nci ve 3’üncü grup komutanlarına birlikte taarruza geçerek her ne pahasına olursa olsun Türbe Tepe’nin ele geçirilmesini emretti. Bir komutan düşünün ki emrindekilere “her ne pahasına olursa olsun” diye emir verebiliyordu. Çünkü Türk insanı için Sakarya son şanstı.

Merkez ordusuna bağlı 47’nci, 48’inci ve 49’uncu Alaylarda Samsun – Amasya – Tokat -Sivas civarındaki yerel isyanları ve Rum Pontus çetelerine karşı amansız bir mücadele veriyordu. Mustafa Kemal bu üç Alayın ısrarla Sakarya cephesine hattına gönderilmesini istedi
Türbe Tepe ile birlikte yoğun çatışmaların yaşandığı diğer bir bölge de Polatlı batısındaki Beylikköprü Muharebeleridir. 48’inci Alay, 1’inci Tabur, 1’inci Bölük Komutanı Yüzbaşı İsmail Naci Bey bugün Beylikköprü ’de şehit düşmüştü.
Savaşın devam eden günlerinde 48’inci Alay kumandanı Kurmay Binbaşı Hasan Tahsin (Beştepe) de şehit olur. 27 subay ve 385 neferden oluşan 48’inci Alay’dan geriye bir elin parmakları kadar ağır yaralı gaziler kalır. Sembolik olarak 48’inci Alay Kumandanlığı görevi yarbay Ali Rıza Bey’e verilir. Savaşın bitmesinden bir gün sonra, 14 Eylül 1921’de çok sayıda şehit vererek adeta yok olan 48’inci Alay, Mustafa Kemal’in emriyle sancağına madalya takılarak lağvedilir.
