III. Uluslararası Gordion Arkeofilm Festivali’nin Üçüncü Gününde Tarih ve Kültür Rotası: Gordion’dan Anıtkabir’e, Kırım’dan Ankara’ya
III. Uluslararası Gordion Arkeofilm Festivali’nin üçüncü gününde festivale katılan yönetmenler ve jüri üyeleri Ankara ve Polatlı’nın önemli tarihî ve kültürel noktalarını ziyaret etti. Gordion, Duatepe, Anıtkabir, Ankara Kalesi ve Anadolu Medeniyetleri Müzesi’ni kapsayan kültür gezisinin ardından düzenlenen “Kırım Günü” ile Kırım’ın tarihi, kültürü, edebiyatı, müziği ve halk dansları festival programına taşındı.
Gordion Vakfı tarafından düzenlenen III. Uluslararası Gordion Arkeofilm Festivali, üçüncü gününde film gösterimlerinin dışına çıkarak konuklarını Ankara ve Polatlı’nın binlerce yıllık tarihini yerinde keşfetmeye davet etti.
Festival için farklı ülkelerden Türkiye’ye gelen yönetmenler ve jüri üyeleri, gün boyunca gerçekleştirilen kültür gezisi kapsamında Gordion Antik Kenti, Duatepe, Anıtkabir, Ankara Kalesi ve Anadolu Medeniyetleri Müzesi’ni ziyaret etti.
Böylece festival konukları, filmler aracılığıyla farklı ülkelerin kültürel mirasını Ankara’ya taşırken, festivalin üçüncü gününde bu kez ev sahibi coğrafyanın arkeolojik ve tarihî mirasını yakından tanıma fırsatı buldu.
İlk Durak Dünya Mirası Gordion
Kültür rotasının en önemli duraklarından biri, festivale adını veren Gordion oldu.
Festival konukları, Frig uygarlığının başkenti olan ve UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Gordion’u ziyaret ederek antik kentin arkeolojik mirasını yerinde inceledi.
Yaklaşık üç bin yıllık geçmişiyle Anadolu arkeolojisinin en önemli merkezlerinden biri olan Gordion, festivalin yalnızca adını aldığı yer değil, aynı zamanda temel varlık nedenlerinden birini oluşturuyor.
Arkeoloji ve kültürel miras üzerine filmler üreten yönetmenlerin, festival kapsamında Gordion’u doğrudan görmeleri; antik kentin uluslararası sinema çevrelerinde tanıtılması açısından da anlamlı bir buluşma oldu.
Festival konukları, Gordion’un arkeolojik alanı ve çevresindeki kültürel peyzajı yakından görme imkânı bulurken, festivalin sinema ile arkeoloji arasında kurmaya çalıştığı bağ bu kez doğrudan arkeolojik alan üzerinde gerçekleşti.
Sakarya Meydan Muharebesi’nin İzinde Duatepe
Festival heyetinin Polatlı’daki bir diğer durağı Duatepe oldu.
Sakarya Meydan Muharebesi’nin önemli noktalarından biri olan Duatepe ziyaretiyle konuklar, Polatlı’nın yalnızca antik dönem açısından değil, Türkiye’nin yakın tarihi bakımından taşıdığı önemi de görme fırsatı buldu.
Gordion’da Friglerden kalan binlerce yıllık geçmişin izlerini takip eden heyet, Duatepe’de ise Millî Mücadele tarihinin önemli duraklarından biriyle buluştu.
Böylece Polatlı’nın farklı tarihsel dönemleri aynı kültür rotası içerisinde bir araya getirildi.
Festival Konuklarından Anıtkabir’e Ziyaret
Programın devamında yönetmenler ve jüri üyeleri Anıtkabir’i ziyaret etti.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün mozolesinin bulunduğu Anıtkabir’i gezen festival konukları, yapının mimarisi ve Türkiye Cumhuriyeti tarihindeki yeri hakkında bilgi edinme fırsatı buldu.
Farklı ülkelerden Ankara’ya gelen festival konukları açısından Anıtkabir ziyareti, Türkiye’nin yakın tarihini ve Cumhuriyet dönemini tanımalarına imkân sağlayan önemli duraklardan biri oldu.
Ankara Kalesi ve Eski Ankara
Festivalin kültür rotası Ankara Kalesi ile devam etti.
Kentin en eski yerleşim alanlarından biri olan Ankara Kalesi ve çevresini gezen yönetmen ve jüri üyeleri, Ankara’nın tarihî kent dokusunu yakından görme fırsatı buldu.
Gordion’da Frig uygarlığının izlerinden başlayan gün, Duatepe ve Anıtkabir’in ardından Ankara’nın eski kent merkezine uzandı.
Ankara Kalesi ve çevresindeki tarihî doku, konuklara modern başkentin arkasında yüzyıllar boyunca şekillenmiş çok katmanlı bir kent bulunduğunu gösterdi.
Anadolu’nun Binlerce Yıllık Tarihi Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde
Günün önemli duraklarından biri de Anadolu Medeniyetleri Müzesi oldu.
Arkeoloji ve kültürel miras alanında çalışan festival konukları açısından müze ziyareti ayrı bir anlam taşıdı. Anadolu’nun farklı dönemlerine ait eserlerin sergilendiği müzede konuklar, Paleolitik Çağ’dan başlayarak Anadolu’da yaşamış uygarlıkların bıraktığı kültürel mirası görme imkânı buldu.
Özellikle Frig eserleri, festivale adını veren Gordion ile müze arasında doğrudan bir bağ kurulmasını sağladı. Gordion ve çevresindeki kazılardan gün ışığına çıkarılan eserlerin müze koleksiyonundaki örnekleri, konukların sabah ziyaret ettikleri arkeolojik alanı müze ortamında farklı bir açıdan değerlendirmelerine imkân verdi.
Böylece festival konukları aynı gün içerisinde hem arkeolojik alanı hem de bu coğrafyanın kültürel mirasını koruyan önemli müze koleksiyonlarından birini görmüş oldu.
Festivalde Kırım Günü
III. Uluslararası Gordion Arkeofilm Festivali’nin üçüncü günü yalnızca kültür gezileriyle sınırlı kalmadı. Günün diğer önemli bölümünü Kırım Günü oluşturdu.
Festival kapsamında gerçekleştirilen Kırım Günü ile Kırım’ın tarihi ve kültürel mirası Ankara’da izleyiciyle buluşturuldu.
Kırım, yüzyıllar boyunca farklı kültürlerin kesişme noktalarından biri olurken, Kırım Tatarlarının yaşadığı tarihsel süreçler, göçler ve vatanlarından uzak kalmalarına rağmen korudukları kültürel değerler de programın temel temasını oluşturdu.
Kırım kültürünün yalnızca tarihsel yönü değil, edebiyatı, müziği, gelenekleri ve halk danslarıyla yaşayan kültürel mirası da festival ortamına taşındı.
Cengiz Dağcı Belgeseli İzleyiciyle Buluştu
Kırım Günü kapsamında Cengiz Dağcı Belgeseli Özel Gösterimi gerçekleştirildi.
Kırım Türk edebiyatının önemli isimlerinden Cengiz Dağcı’nın yaşamını ve dünyasını konu alan belgesel, izleyicileri Kırım’ın yakın tarihine ve Dağcı’nın eserlerinin şekillendiği tarihsel koşullara götürdü.
Hayatının büyük bölümünü doğduğu topraklardan uzakta geçirmek zorunda kalan Dağcı’nın eserlerinde önemli yer tutan vatan, aidiyet, savaş, göç ve Kırım özlemi, belgesel aracılığıyla festival izleyicisine aktarıldı.
Gösterimin ardından gerçekleştirilen yönetmen söyleşisiyle belgeselin hazırlanma süreci ve Cengiz Dağcı’nın yaşamının sinemaya aktarılması üzerine konuşuldu.
Kırım’ın Müziği ve Halk Dansları Sahneye Taşındı
Kırım Günü’nün devamında Kırım Halk Oyunları ve Müzik Topluluğu sahne aldı.
Kırım kültürüne ait ezgiler ve halk danslarının sunulduğu gösteriyle, belgeselde anlatılan kültürel hafıza bu kez müzik ve dans aracılığıyla izleyiciyle buluştu.
Cengiz Dağcı’nın yaşamı üzerinden anlatılan Kırım özleğinin ardından Kırım’ın yaşayan kültürünün sahneye taşınması, programın iki bölümünü birbirine bağladı.
Böylece Kırım Günü; sinema, edebiyat, tarih, müzik ve halk danslarını aynı program içerisinde bir araya getiren özel bir kültür buluşmasına dönüştü.
Bir Günde Binlerce Yıllık Tarih
III. Uluslararası Gordion Arkeofilm Festivali’nin üçüncü günü, festivalin yalnızca film gösterimlerinden oluşmadığını ortaya koyan özel günlerden biri oldu.
Festival konukları Gordion’da Frig uygarlığının, Duatepe’de Millî Mücadele’nin, Anıtkabir’de Cumhuriyet tarihinin, Ankara Kalesi’nde başkentin tarihî kent dokusunun, Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde ise Anadolu’nun binlerce yıllık uygarlık birikiminin izlerini takip etti.
Günün ikinci bölümünde ise Kırım’ın tarihsel ve kültürel hafızası sinema, edebiyat, müzik ve halk dansları aracılığıyla festival programına taşındı.
Böylece III. Uluslararası Gordion Arkeofilm Festivali’nin üçüncü günü, Gordion’dan Duatepe’ye, Anıtkabir’den Ankara Kalesi ve Anadolu Medeniyetleri Müzesi’ne; Ankara’dan Kırım’a uzanan geniş bir kültür ve tarih yolculuğuna dönüştü.
